Haber Perdesi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Genel
  4. »
  5. En Garip Kriptozolojik Hikayeler

En Garip Kriptozolojik Hikayeler

Haber Perdesi Haber Perdesi -
246 0

Doğayı keşfetmek ve keşiflerimizi genişletmek insan doğasının bir parçasıdır. Ancak bazen doğanın gizemi için ulaşmak istediğimiz hedefler, tekinsiz varlıklara dair öyküler üretmemize neden olabilir. Bu doğaüstü varlıkların başında, yıllardır hakkında en tuhaf rivayetlerin anlatıldığı Nessie, yani Loch Ness canavarı gelir.

Ancak sadece Nessie ile sınırlı olmayan yüzlerce kriptozooloji öyküsü, bugün hala gizemi çözülememiş varlıklara dair hikayeler sunmaktadır. Amerika’da büyük ayak izleri bulunduğu iddia edilen Bigfoot, Himalayalar da görülen ve kar adamına benzer varlık olan Yeti, West Virginia’da kanatlı yaratık Mothman, New Jersey’de sincap benzeri garip yaratık Jersey Devil ve hatta internet inanışına göre, paylaşımlarıyla gençleri intihara sürükleyen Mavi Balina oyunu. Kriptozoloji, belki de doğaüstü dünya ile aramızdaki gizli dünyayı keşfetmenin heyecanını yaşatır ve insanların hayali yaratıkların peşinde koşmasına sebep olur.

Nessie, Loch Ness Canavarı

Loch Ness Gölü, doğaüstü varlıklar hakkında en tanınmış hikayelere ilham vermiştir. İskoçya’da yaşayan ve bir canavar olduğuna inanılan Nessie, Loch Ness Canavarı olarak bilinir. Yerel efsanelere göre, ilk kez 565 yılında St. Columba tarafından görüldü. O zamandan beri, Loch Ness’ten birçok görgü tanığı gibi yüzlerce insan, Nessie’yi gördüklerini iddia etti.

Ancak bu hikaye tam olarak somut kanıtlardan yoksundur. Bazıları bunun bir pazarlama stratejisi ve turizm açısından önemli bir figür olduğunu düşünüyor. Ancak, Nessie hikayeleri hala dünya genelinde ilgi çekiyor. Birçok insan hala bir gün Loch Ness’e gidip, görüp, Nessie’yi yakalayabileceklerini ümit ediyor.

  • Hikayelere göre, Nessie, 10 ila 11 metre uzunluğunda, koyu yeşil veya siyah bir renkte, tonbalığına benzer bir vücuda sahip olmalıdır.
  • Bazı görgü tanıkları, Nessie’nin uzun boyunlu olduğunu ve başının üzerinde bir yükseltiye sahip olduğunu söylüyor.
  • Gölde yapılan araştırmaların hiçbir kanıtı Nessie’nin varlığına işaret etmiyor. Ancak, birçok insan hala Nessie hakkında konuşmayı seviyor ve hikayelerde yaşayan bu canavarı hayal ediyor.

Bigfoot, Büyükayak

Amerika’da Büyükayak olarak da bilinen Bigfoot, canavar benzeri bir yaratığın varlığına inananların sayısı oldukça fazla. Büyük ayak izleri, tüylü bedenleri ve uzun kolları olan bu varlık, insanlar tarafından sık sık görüldüğü iddia ediliyor.

Bigfoot hakkında popüler teoriler arasında, Büyükayak’ın aslında insan-maymun hibriti, uzaylıların yarattığı bir varlık veya sadece doğal bir evrim süreciyle ortaya çıkmış bir yaratık olduğu yer alıyor. Bazı insanlar ise Bigfoot’un bir efsane olduğunu, hiçbir zaman gerçek olmadığını savunuyor.

  • Birçok Amerikalı, Büyükayak’ı gördüğünü iddia ediyor. Ancak, çoğu görüş nedeni belirsiz olduğu için sağlam bir kanıt sunamıyor.
  • Bazı araştırmacılar, Büyükayak’ın gerçek bir hayvan olabileceğini düşünüyor ve onu aramak için şehirlerden uzaklaşıp ormanlara gidiyorlar.
  • Bununla birlikte, bazıları doğal olarak Büyükayak’a inanmaktan çok, onu aramayı da sevdiklerini söylüyorlar.

Ne gerçek ne de tamamen uydurma, Bigfoot hikayeleri hala çeşitli teorilerle dolu. Ancak, her ne kadar insanlar Büyükayak’ı görmüş olsalar da, kesin bir kanıt ortaya çıkmadı ve Büyükayak’ın gerçekliği hala bir sır olarak kalmaktadır.

Abominable Kar Manzarası

Himalayalar’ın buzlu zirvelerinde, beyaz örtüye bürünmüş bir varlık, insanları tedirgin ediyor. Yeti veya Abominable Kar Manzarası adı verilen bu varlık, büyük bir kar adamına benziyor.

Yeti’nin öyküsü, yıllardır çeşitli söylentilerle dolu. Bazıları, bu varlığın gerçek olduğuna kesinlikle inanıyorlar. Himalayalar’da yaşayan bazı insanlar, Yeti’yi görüp, ayak izlerini bulduklarını iddia ediyorlar.

Birçok keşif gezisi düzenlenmesine rağmen, Yeti’ye dair yeterli kanıt henüz bulunamadı. Kimileri, Yeti’nin sadece bir efsane olduğuna inanırken, kimileri de bu varlığın gerçekten var olduğuna inanmaya devam ediyorlar. Yeti, bilim adamlarını ve maceracıları yıllardır peşinde koşturan gizemli bir varlık olarak biliniyor.

Chupacabra

Chupacabra, Meksika ve Porto Riko gibi Güney Amerika ülkelerinde görülen garip bir yaratık olarak bilinir. İlk olarak 1990’ların başlarında Porto Riko’da görüldüğü düşünülmektedir. Chupacabra ismi İspanyolca “keçi emici” anlamına gelir; çünkü bu varlığın keçilerin kanını emdiği öne sürülmektedir.

Chupacabra’nın varlığına dair pek çok görgü tanığı bulunmaktadır. Bazıları, Chupacabra’yı kırık kanatları ve tüyleri olan bir yara gibi tasvir ediyor. Diğerleri ise, kanguru benzeri bir görünümü olduğunu söylüyor. Bazı görgü tanıkları da yaratığın ayak izlerini takip ettiğini ve keçilerin kanını emmek için olağandışı bir şekilde boyundan kesiğini verdiğini iddia ediyorlar.

Bilim insanları, Chupacabra’nın varlığına dair hiçbir kanıt bulamadılar ve bunu bir efsane olarak nitelendiriyorlar. Ancak yine de, bazı insanlar bu garip yaratığın gerçek olduğunu düşünüyorlar ve onunla ilgili hikayeler anlatmayı sürdürüyorlar.

Mothman

West Virginia’da Mothman olarak bilinen dev bir yaratığın hikayesi oldukça enteresandır. İlk olarak 1966 yılında Point Pleasant kasabası yakınlarında bir keşiş geçidiyle başlayan olaylar zinciri, kasaba halkına korkutucu bir varlık olduğunu düşündükleri Mothman tarafından gölgelenmiştir. İnsan vücuduna benzer bir yapıya sahip olan bu varlık, devasa kanatları, kırmızı gözleri ve tuhaf bir uçuş şekliyle dikkat çekmiştir. Olaylar, Mothman’in kasaba halkını çektiği kabuslar ve şöhretinin artması üzerine bütün ABD’ye yayılmıştır.

Bu ilginç yaratıkla ilgili birçok teori öne sürülmüştür. Kimileri onu bir UFO ya da paralel evrenden gelen bir varlık olarak görmekte, kimileri ise kasaba yakınlarındaki bir endüstriyel arazideki radyasyonun Mothman’i yarattığını düşünmektedir. Ne olursa olsun, Mothman’in olayları sonucunda birçok insanın hayatını kaybettiği söylenmektedir. Bugüne kadar Mothman’in varlığı Dünya genelinde tanınan kriptozoolojik varlıklar arasında yer almaktadır.

Bu tuhaf yaratık hala meraklıların araştırmalarına konu olmaktadır.

Jersey Devil

Jersey Şeytanı, New Jersey’de yaşayan büyük bir sincap benzeri yaratıktır ve tarih boyunca pek çok kez görülmüştür. Bu yaratık, genellikle kırmızı gözleri, tavşan kulağı gibi uzun kulakları, kanatları ve yaklaşık 1-2 metre boyunda olmasıyla tanımlanır.

Jersey Şeytanı’nın kökeni, 1700’lerin başlarına kadar gitmektedir. O zamanlar West Jersey’de, “Leeds ailesi” olarak bilinen bir aile, cadı olduğuna inanılan anne Leeds’in beşinci çocuğunu doğduktan kısa bir süre sonra kaybetti. Çocuğun doğumundan hemen sonra, anne Leeds’in doğum sırasında lanetlendiği söylenir. Lanet, bebeğin şeytana dönüşerek aileyi rahatsız etmesine neden oldu.

Birçok insan, yıllar boyunca Jersey Şeytanı’nı gördüklerini iddia etti, ancak çoğu zaman bu görüntülerin ne olduğu net değildi. Bazı insanlar, yaratığın havada uçarken bazıları da yerde koşarak görüldüğünü söylemektedir. Ne olduğuna dair kesin bir kanıt bulunmasa da, Jersey Şeytanı hala popüler bir kriptozolojik hikaye olmaya devam etmektedir.

Mavi Balina

Mavi Balina, son yılların en çarpıcı internet fenomenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. İnternet ortamında paylaştığı görsellerle ergenleri etkileyip intihara sürükleyen, oldukça tehlikeli bir oyun. Üstelik bu oyun dünya çapında büyük bir popülerlik kazanmış durumda.

Mavi Balina’nın varlığına dair öyküler oldukça korkutucu. Bu canavarın gerçekte var olup olmadığı hala bilinmiyor, ancak hikayeler ergenlerin bu oyun nedeniyle intihar ettiklerini gösteriyor. Bu oyunun amacı, gençleri 50’den fazla görevi tamamlamaya zorlamak ve son görevde kendilerini öldürmelerini istemek.

  • Görevler arasında insanları korkutma, kendi vücudunu kesme gibi tehlikeli işler var.
  • Gençlerin oyunun son görevine kadar zihnini kontrol eden bir mentorları var.
  • Oyunun adı olan Mavi Balina, gerçek hayatta nesli tükenmiş olan hayvanların intihar girişimi sırasında yaptığı son hareketi temsil ediyor.
Mavi Balina

Mavi Balina tehlikesine karşı yapılacak en önemli şey, gençlerin bu oyunu oynamaya yönelmesini engellemek. Bunu başarmak için ailelerin, çocuklarının internet kullanımını takip etmesi, yönetmesi ve bilinçli kullanımı konusunda kendilerini bilgilendirmesi gerekiyor. Gençlerin, internette kendilerine zarar verebilecek şeyler olduğunu anlamaları, önemli bir adım olacaktır.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir